Trabzon
Site Haritası

Gümüşhane Turizm

 
Doğu Karadeniz Bölgesi'nin iç kesiminde, denize 100 km mesafede yer alan Gümüşhane, doğusunda Bayburt, batısında Giresun, kuzeyinde Trabzon, güneyinde Erzincan illeri ile çevrilidir, il merkezi denizden 1.153 m yükseklikte olup, Harşit Çayı'nın iki yakasında, vadi boyunca uzanan bir yerleşimdir. İlin toplam yüzölçümü 6.575 km2'dir. Merkez ilçesiyle birlikte 6 ilçesi mevcuttur. Bağlı 323 yerleşim birimi bulunmaktadır.
 
Gümüşhane, gümüş ve altın madenlerinin zenginliğinden ve tarihi ipek yolu üzerindeki konumundan dolayı tarih boyunca önemini kaybetmemiş bir yerleşim yeridir. Gümüşhane adı, Türkçe 'gümüş' ve Farsça 'hane' kelimelerinden oluşmaktadır. Zengin altın ve gümüş madenlerinden dolayı Gümüşhane adını almıştır. Kentin Romalılar dönemindeki adı 'gümüş yeri' anlamına gelen "Arjiopolis" idi. Evliya Çelebi ise kenti "Gümüşşehri" olarak anmaktadır.
 
Bölgede Asurlular, Urartular, Medler, Pers Krallığı, Makedonlar, Pontus Krallığı, Roma İmparatorluğu, Emeviler, Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu hüküm sürmüştür.
 
Gümüşhane, Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon-Pontus Rum Devleti'nin varlığına son verdiği 1461 yılında Türklerin hâkimiyetine geçmiştir. Türkler yöreye yerleştikten sonra kimlik arayışına girmeden yerleşik düzene geçilmiş, mevcut olan gümüş madenleri işletmeye açılmıştır. Türkler, Ermeniler ve Rumlar, bu sevgi, hoşgörü ve barış şehrinde yüzyıllarca birlikte yaşamıştır.
 
Eski Gümüşhane'de bulunan darphanelerde imparatorluk hâzinesinin 1/6'sını temin eden gümüş ve altın sikkeler basılmıştır. Hatta kentin kendi adına sikke basma yetkisi alması bir başka ayrıcalığıdır. 1894 yılında madencilere tanınan imtiyazların kaldırılması, altın ve gümüşün daha derinlerdeki cevherlerine teknik imkânların yetersizliğinden ulaşılamaması gibi nedenlerden dolayı maden ocakları kapanmıştır. Zaman içerisinde yerleşim eski canlılığını yitirmiş, kent 1920'lerden sonra bugünkü yerleşim alanına taşınmıştır.
 
Tarihi süreç içerisinde bu topraklarda bizden önce yaşayan medeniyetler, antik kentleri, sit alanlarını, tarihi mekânları, köprüleri, hanları, hamamları, camileri, kiliseleri ve manastırları günümüze miras olarak bırakmıştır. Bugün itibariyle il ölçeğinde 391 adet tescilli taşınmaz kültür varlığı bulunmaktadır.
 
 
 
Satala (Sadak) Antik Kenti, Kelkit Sadak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 28 km, il merkezine 99 km mesafede olan kente, Erzincan güzergâhı üzerinden sola ayrılan kavşaktan sonra yaklaşık 10 km gidilerek ulaşılır.
 
Günümüzde Arkeolojik Sit Alanı olan kentin antik devirdeki adı 'Satala'dır. Sadak (Satala), 15.Lejyon'un (Lego Apollinares) karargâh kurduğu bir mekândır. Yerleşim, Roma imparatorluğu'nun doğudaki en büyük ve en önemli karargâhıdır. Satala bir garnizon kenti olması sebebiyle, antik önemde Anadolu ve Kapadokya'dan Karadeniz'e geçen askerî yolların birleştiği stratejik bir konumda idi. Fırat Nehri'nin sularının korunması amacı ile kurulan Satala, aynı zamanda Roma Devleti'nin stratejik ileri karakolu olma görevini de yerine getirmiştir.
 
Satala (Sadak), tarihi süreç içerisinde Asur, Makedonya, Roma, Bizans hâkimiyetinde kalmıştır, imparator Jüstinyen ve Heraklios zamanında, bugün bile izleri görülebilen büyük eserler inşa edildi. 15. yüzyılda kente su getirmek için 47 gözlü su kemeri inşa edilmiş ise de, 1866'da Toylar tarafından sadece yedi gözün kaldığı tespit edilmiştir. Günümüzde ise bu kemerin yalnızca iki gözünün ayakta kaldığı görülmektedir.
 
 
 
Krom Şehri, Gümüşhane şehir merkezinin 36 km kadar kuzeyinde, merkez ilçenin Yağlıdere Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. Yerleşim 2010 yılında "Arkeolojik Sit Alanı" olarak tescil ve ilan edilmiştir.
 
Krom Vadisi'nin maden kaynakları bakımından da zengin olması nedeniyle, yüzyıllar önce binlerce kişiye ev sahipliği yaptığı rivayet edilir. Bölgede tescillenmiş 15 adet kilise ve şapel bulunmaktadır. Bu ibadethanelerin dışında, bir kemer köprü ve Nanak Köyü'nde surlarının bir kısmı hala ayakta olan bir kale bulunmaktadır. Vadide bulunan, Rumlardan kalma taş evler hala orijinalliğini korumaktadır. Nanak Köyü ve Bulut Mahallesi'ndeki taş evler ve tarihi değirmen görülmeye değerdir.
 
 
 
Merkez ilçe Dumanlı Köyü sınırları içerisinde bulunan Santa, il merkezine 72 km mesafededir. Ana tur güzergâhından merkez ilçe Arzular Beldesi istikametinde Yayladere Köyü yolu takip edilip Kosdan Dağı geçildikten sonra Taşköprü Yaylası'na, oradan da Santa'ya ulaşılır.
 
17. yüzyılda Rumlar tarafından kurulan yerleşim, dini, ticari ve kültürel açıdan önem taşımakla birlikte, Rum çeteleri tarafından sığınak olarak da kullanıldığı bilinmektedir. Günümüzde "Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı" olan Santa; "Binatlı, Terzili, Zurnacili, Piştovlu, İşhanlı, Çinganli, Çakallı" olmak üzere yedi mahalle ve üç yüzü aşkın evden oluşmaktadır. Kentin her mahallesinde tümüyle taştan inşa edilen tek katlı konutlar ve en az bir kilise, her sokakta da bir çeşme mevcuttur.
 
 
 
İmera Manastırı, merkez ilçe Olucak Köyü sınırları içerisinde olup, il merkezine 38 km mesafededir. Arkeolojik Sit Alanı olan yerleşime İkisu Köyü, Karaca Mağarası yol ayrımından Yağlıdere Köyü istikametinden ulaşılır.
 
Manastır, günümüze ulaşabilmiş en sağlam yapıtlardandır. Yapının yazıtında, 1350 tarihinde yapıldığı yazmaktadır. Manastır, köyün üst sırtındaki geniş bir alana yapılmıştır. Dikdörtgen planlı yapının, şapeli ve bazı yapıları günümüze sağlam bir şekilde ulaşmıştır. Çevresi duvarlarla çevrili olan manastır birçok kez onarım geçirmiştir. Manastırın yakın çevresinde rahiplerin kaldığı konut yapıları mevcuttur, imera Manastırı'nın, faaliyette olduğu dönemde önemli bir dini merkez olduğu bilinmektedir. 
 
 
 
İl merkezine 8 km mesafede olan Canca Kalesi'ne, Vank köyünden ve Kale Deresi denilen vadiden gidilir. Evliya Çelebi, Seyahatname' sinde bu kaleden bahsetmektedir. Trabzon, Türkler tarafından 1461 yılında fethedildiğinde Kralın kızının bu kaleye sığınarak intihar ettiği nakledilen rivayetler arasındadır.
 
Girişi batı yönünden olan kale, doğu-batı istikametinde arka arkaya üç bölümden teşekkül etmektedir. Çevresi 1.5 m kalınlığındaki burçlarla takviye edilmiştir.
 
 
 
Kale, merkez ilçe Esenyurt (Kov) Köyü sınırları içerisinde ve il merkezine 21 km mesafededir. Kaleye Gümüşhane - Erzincan Devlet Karayolu üzerindeki merkez ilçe Pirahmet Köyü'nden hareketle 7 km'lik bir yolla ulaşılır. Kov kalesinin 2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümüşhane Valiliği'nin iş birliği ile restorasyonu yapılmıştır.
 
Kale ve civarı "Arkeolojik Sit Alanı"dır. Kov Kalesi, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin, halen ayakta duran en görkemli kalesidir. 1361 yılında III. Aleksios tarafından yapıldığı tahmin edilen kalenin, Selçuklu Dönemi'nde kullanıldığı bilinmektedir.
 
Kale, 130 metre yüksekliğinde bir ana kaya üzerine inşa edilmiş olup en yüksek noktasındaki rakım 1.760 m'dir. Kale, dikdörtgen planlı ve duvarları köşeli inşa edilmiş olup, yuvarlak ve düzgün burçlarla desteklidir. Dış kale ve iç kaleden oluşan yapıda, sarnıç ve mutfak gibi mekânlar da bulunmaktadır.
 
Atatürk Üniversitesi tarafından kale içi ve çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında Ortaçağ ve yakın döneme ait keramik (seramik) parçaları bulunmuştur.
 
 
 
Kale, şehir merkezinin 20 km doğusunda, Gümüşhane-Bayburt anayolunun sağında yer almaktadır. Kalenin iki yolu vardır. Batı yönündeki yol daha kolaydır. Fakat giriş doğudandır. Kale, 2008 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümüşhane Valiliğince ortaklaşa restore edilmiştir.
 
Çok sarp bir kayalık üzerine inşa edilen kale, 1560 metre yükseklikte, ana kaya üzerindedir.78x27 metre ebatlarındaki kalenin duvarlarının yükseklikleri 5-15 metre arasındadır. Kalenin kuzey ve güney kesimlerinde su sarnıcı ve depolar yer almaktadır.
 
 
 
Gümüşhane'nin özgün mimarisinin en ilgi çekici unsurlarından biri eski konaklarıdır. Eski konaklar (sivil mimari örnekleri), milli kültürümüzde önemli bir yeri olan sanat ve kültür değerlerimizdendir. Türk konut mimarisinin bir parçası olan Gümüşhane Konakları'nın sanatsal yapısında, doğa şartlarının olduğu kadar inanç, örf, adet, gelenek, kültür gibi sosyal yaşamın da etkileri görülmektedir.
 
Gümüşhane Konakları; geniş bahçe içerisinde, iki ve üç katlı olarak, sokağa ve manzaraya karşı inşa edilmiştir. Yapı malzemesi olarak mahalli taş, kerpiç ve ahşap malzemeler kullanılmıştır. 
 
 
 
Sarıçiçek Köy Odaları, il merkezine 38 km mesafede, merkez ilçe Sarıçiçek Köyü'ndedir. Köye, Gümüşhane - Bayburt ana tur güzergâhının 12. km'sinden sola ayrılan Arzular Beldesi istikametinde Kabaköy-Süngübayır- Ardıç - Akhisar köyleri üzerinden ulaşılır. Yol bütün tur otobüslerinin gidebileceği durumdadır.
 
Odalar, köy sakinlerinden Hacı Ömer Ağa tarafından 1870'li yıllarda yaptırılmıştır. Odalar, Türk mimarisinin erken örneklerindendir. Sarıçiçek Köy Evleri'nde, Türk geleneği ile yerleşik geleneğin yanı sıra mahalli hususiyetlerin lirik örnekleri de işlemelere yansımıştır. İşlemelerde zengin motiflerin görüldüğü süslemeler dikkat çekicidir. Süslemelerin uyumu, kullanılan renklerin canlılığını ortaya koymaktadır. Yapı içerisinde ahşap işlemeler ve dekorlar bir birine çivisiz bir teknikle monte edilmiştir.
 
 
 
Şehir merkezine 17 km mesafede bulunan Karaca Mağarası'na, Gümüşhane-Trabzon istikametinde 10. km'den kuzey yöne hareketle 7 km gidildikten sonra ulaşılır. Mağaraya her türlü aracın rahatça gidebileceği karayolu mevcuttur.
 
Denizden 1550 m yükseklikteki bu yeraltı sarayının giriş noktası ile en uç nokta arası 105 metredir. Tavan yüksekliği 18 m, toplam iç alanı ise 1.500 m2'dir. Mağaranın doğal klima özelliğindeki havası, ziyaretçilerine, özellikle astımlı ziyaretçilerine rahat bir atmosfer sunarak mağara turizminin yanında sağlık turizmi yönünden de önemli hizmetler sunmaktadır.
 
Doğanın yeraltı sarayı Karaca Mağarası, eşine rastlanılmayacak bir resim sergisiyle, doğal mimarisiyle ziyaretçilerine huzur ve mutluluk vererek, seyir defterlerine unutamayacakları bir sayfa açacaktır.
 
 
 
Örümcek Ormanları, Kürtün İlçesi sınırları içerisinde yer almakta olup, il merkezine 60 km mesafededir. Ağaçların bulunduğu bölgeye karayolu ile gidilebilmektedir. Örümcek Ormanları'nda Avrupa'nın en yüksek köknarları (61,5 m) ve Türkiye'nin en uzun ladinleri (57,6 m ) yer almaktadır. Sık bitki örtüsü nedeniyle Örümcek Ormanları ismini alan bölge şelaleleri, temiz havası ve eşsiz peyzajıyla Gümüşhane'de görülmesi gereken yerlerden biridir.
 
 
 
Gümüşhane'nin Şiran ilçesine bağlı Seydibaba Köyü sınırları içerisinde bulunan Tomara Şelalesi, il merkezine 130 km, Şiran ilçesine 14 km mesafede bulunmaktadır.
 
Dağın göğsünde, kırk ayrı yerden çıkan su kaynağı, "Tomara Şelalesini emsallerinden farklı ve eşsiz kılmaktadır. Şelale, 25 metre yükseklikten, süt beyazı ve köpük şeklinde su yatağına dökülmektedir. Şelale ve çevresinin zengin flora ile oluşturduğu uyumlu peyzaj görülmeye değer güzellikler arasındadır.
 
 
 
İlimiz Kürtün ilçesi Süme köyü sınırları içerisinde olan " Kadırga Yaylası ", Merkez ilçeye 65 km mesafededir. Yaylaya il merkezinden hareketle, "Zigana Turizm Merkezi'nden" 15 km'lik bir yolla ulaşılır. Yaylada elektrik, telefon hizmetlerinin yanında otel, lokanta, kır kahvesi, bakkal, manav gibi yeme-içme ve konaklama tesisleri, açık hava camii bulunmaktadır.
 
Kadırga Yaylası, civarında bulunan yaylaların odak merkezi konumundadır. Yayla şenlikleri, her yıl Temmuz ayının 3. haftası "Otçular" haftası denilen özel haftayla açılır. Yayla şenliklerine bölgesel, ulusal ve zaman zaman da uluslararası katılımın olduğu gözlenir. Şenlikler bir bayram havasında geçmektedir. Çeşitli kültürlerin harman olduğu Kadırga Yaylası, geniş horon halkalarıyla kemençenin ve davul - zurnanın buluşma mekânıdır.
 
 
 
Zigana Turizm Merkezi, Torul ilçe sınırları içerisinde olup, Gümüşhane il merkezine 45 km mesafede bulunmaktadır. Merkezde, bir adet, saatte 1000 kişi taşıma kapasiteli, 800 metre uzunluğunda teleski hattı ve buna ilave olarak iki adet, saatte 400 kişi taşıma kapasiteli 200 metre boyunda Baby lift bulunmaktadır.
 
Bugün itibariyle Zigana Turizm Merkezi, kış ve kayak turizminde Karadeniz Bölgesi'ne hizmet veren tek merkezdir. Kış mevsiminin uzun geçtiği Gümüşhane'de, kayak sporu daha önceleri boş zamanı değerlendirme ve eğlence uğraşı iken, 1940'lı yıllarda milli takımlar seviyesinde sporcuların ortaya çıkmasıyla ilimizde öncelikli bir spor haline gelmiştir.
 
 
 
Limni Gölü, Torul ilçesine bağlı Zigana Köyü'ndedir. Gümüşhane il merkezine 45 km, Zigana Turizm Merkezi'ne 5 km mesafede olan göl, Orman Bakanlığı tarafından 2004 yılında -A- tipi mesire yeri statüsüne alınmıştır. Saha, piknik ve kamp amaçlı kullanım için uygundur.
 
Sosyal ve öncül tesisler olarak (giriş kontrol kulübesi, otopark, büfe, bulaşık yıkama yeri, wc, kamelya, piknik ocağı, su deposu, su isale hattı) muhtelif sosyal donatılar mevcuttur. Sahada hâkim ağaç türü olarak sarıçam ve ladin bulunmaktadır. Alanda, yılın belirli mevsimlerinde, ayı, tilki, ceylan ve karaca gibi yaban hayvanlarına rastlamak mümkündür.
 
 
 
İl merkezine 80 km mesafede bulunan Artabel Gölleri Tabiat Parkı, iki ayrı jeolojik zaman diliminde hüküm süren volkanik aktiviteye bağlı formasyonlarla kaplıdır. İlk aktivitede, Artabel Deresi kaynağının hemen kuzeyinde ve ilk şelalenin kuzeydoğusunda bulunan Karanlık Göl yer almaktadır. Diğer göller ise Karagöl Dağı'nın doğu yamacındaki 5 göl, Artabelinbaşı Tepesi'nin kuzeydoğu eteğindeki Karanlık göl, Sofranınbaşı Tepesi'nin batısındaki Beşgöller adıyla anılan 4 göl, Gavurdağı'nın doğu zirvesi yamacında Karagöller adıyla anılan 3 göldür.
 
Eosen dönemde ise sahanın kuzeyinde Abdal Musa Tepesinin kuzeybatısında 1 göl, Mezar Yayla'nın güneydoğusunda adsız 1 göl ve kuzeydoğusunda 2 göl olmak üzere sahada toplam 18 adet krater gölü bulunmaktadır.
 
Artabel Gölleri ve çevresi gerek jeolojik ve jeomorfolojik gerekse flora ve fauna yönünden oldukça zengin özelliğine sahip olmasının yanında peyzaj değerleri bakımından da yüksek bir değere sahiptir.
 
 
 
Yerleşim, bugünkü il merkezinin mahallesi konumundadır. "Kentsel ve Doğal Sit Alanı" olan yerleşim, aynı zamanda "Turizm Merkezi"dir. Yerleşime, Daltaban Mahallesi'nden güneybatı yönünde devam eden 4 km'lik yolla ulaşılır.
 
İskender hâkimlerinin ilk defa gümüş madenlerini bulmaları üzerine yerleşimin kurularak geliştirildiği söylense de, 13. yüzyıla kadar buradaki yerleşmeler hakkında kesin bir bilgi yoktur. Trabzon'un Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında fethedilmesiyle birlikte Osmanlı topraklarına katılan Gümüşhane'de bulunan gümüş madenleri işletmeye açılmıştır. Osmanlı devlet hâzinesinin 1/6'sını temin eden gümüş sikkeler, Eski Gümüşhane'de bulunan darphanelerde basılmaktadır. Türklerin, Ermenilerin ve Rumların birlikte yaşadıkları ve çalıştıkları; sevgi, hoşgörü ve barış yerleşimi olması kentin en önemli özelliğidir. Yerleşimde bulunan tarihî cami, kilise, han, hamam, köprü, dükkân gibi birçok kültürel değer, zamana meydan okurcasına geçmişten günümüze kadar gelmiştir.
 
 
 
Çakırgöl Turizm Merkezi, Gümüşhane'ye 35 km mesafede olup, 2500 m rakıma sahiptir. Çakırgöl Turizm Merkezi'ne, Karaca Mağarası-Krom Vadisi-Cami Boğazı yol istikametinden ilerleyerek ulaşmak mümkündür. 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalar sonucunda 874 hektar alan "Gümüşhane Çakırgöl Kış Sporları Turizm Merkezi" olarak ilan edilmiştir. Turizm merkezinde 7 mekanik tesis ve 11 kayak pistinin yapılması planlamaktadır.
 
 
 
Kürtün'ün Özkürtün Beldesi sınırları içerisinde bulunan Erikbeli Yaylası, Süme Deresi Vadisi'nin bitiminde ve 1800 rakımında bulunmaktadır. Yaya olarak ulaşımın sağlandığı dönemlerde, insanların konaklama yeri olarak kullandıkları bir yerleşim birimi olan Erikbeli Yaylası’nın 1500'lü yıllardan beri var olduğu bilinmektedir. 1991 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca turizm merkezi ilan edilmiştir.
 
 
 
Kürtün ilçesi Söğüteli Köyü sınırları içerisinde bulunan "Kazıkbeli Yaylası", merkez ilçeye 100 km uzaklıktadır. İlçeden yaylaya olan yolun son 50 km'si stabilizedir. Yaylada, özel sektöre ait bakkal, manav, kır kahvesi, lokanta, otel, pansiyon, gibi tesisler mevcut olmakla birlikte elektrik ve telefon hizmetleri de verilmektedir. Yayla sahası içerisinde bulunan doğal çim alanları, çim kayağı, kamp ve karavan turizmi için oldukça elverişlidir.
 
Çim kayağı ve kar kayağı yapılabilecek kayak parkur alanlarının oluşturulmasına oldukça müsait çim alanları mevcuttur. Yayla, dağcılık ve kampçılık sporlarının yapılmasına oldukça müsaittir. Temmuz ayının ilk haftası Çarşamba günü başlayarak yaz süresince devam eden yayla şenlikleri ve yayla pazarı yöre için ekonomik açıdan katkı sağlayıcı niteliktedir.
 
 
 
Yağmurdere bucağı Dumanlı köyü sınırları içerisinde bulunan Taşköprü Yaylası, il merkezine yaklaşık 50 km mesafededir. Yaylaya Gümüşhane-Yağmurdere yol güzergâhından ulaşılmaktadır. 50 km'lik yolun yaklaşık 40 km'si asfalt, geriye kalan 10 km'lik yol stabilizedir.
 
Özel sektöre ait oteller ve bungalov tipi evlerden oluşan konaklama tesislerinin mevcut olduğu yayla, günübirlik turizme açık ve yeme içme tesisleri yönünden oldukça müsait durumdadır. Yaylada alabalık tesisleri, marketler, kasaplar, kıraathaneler, fırınlar, lokantalar, manavlar, çay bahçeleri, PTT şubesi, cami, otopark, akaryakıt istasyonu, futbol sahası, oto tamirhanesi gibi tesisler bulunmaktadır.
 
Yayla sınırları içerisinde çim ve kar kayağına yönelik parkur alanı olarak değerlendirilebilecek yerler mevcuttur. Yayla ve çevresinin sahip olduğu doğal güzellikler, tarihî kalıntılar, zengin flora ve faunası foto safari, video safari ve botanik turizmi için oldukça yüksek değerlere sahiptir.


Kaynak:gumushane.gov.tr



Yorumlar - Yorum Yaz