Trabzon
Site Haritası

Temel Fıkraları

Verdiniz mi?

Temel araba sürerken kırmızı ışıkta geçmiş.Tabii bunu gören polis temeli durdurmuş. Polis: – “Ehliyet ve ruhsat beyfendi!” Temel: – “Verdunuzda mi isteysunuz..”

 

Başka Asker Yok mu?

Yeni asker olan Temel’e komutanı sormuş: – “Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?” Temel heyecanla cevap verir: – “Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım.” Komutan tekrar sormuş. – “Peki, karşıdan geliyorsa?” – “Karşıya ateş açarım, komutanım.” – “Arkadan geliyorsa?” deyince komutan, Temel dayanamamış: – “Komutanım, bu ordunun benden başka askeri yok mu?”

Karayollarında

Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel’e bir kutu boya ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar; “1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre..” “Temel”, der “her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba?” Temel cevap verir: “Aksine amirum daha çok çalışayrum lakin gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum.”

İdrar Tahlili

Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar: – “Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?” Adam: – “Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler!” der. Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Bu sefer susan adam, Temel’e sorar: – “Hemşerim, sen niye ağlamaya başladın?” Temel: – “Ben” der, “idrar tahlili yaptırmaya geldim.”

Sıkıntı

Temel İngiltere’ye gitmişti. Arkadaşları Temel’e: – “İngilizce bilmezdin İngiltere’de çok sıkıntı çektin mi?” demişler. Temel: – “Hayır, sıkıntıyı asıl İnciluzlar çekti…”

2 Kere 2

İlkokulda öğretmen Temel’e sormuş. “İki kere iki”.. Temel düşünmüş ve cevap vermiş: “10!” Öğretmen kızmış: – “Oğlum iki kere iki dört, bilemedin beş eder; nerden on edecek!”

Öksürüyorum

Temel dahiliyeciye gitmiş. Doktor ona neyinin olduğunu sormuş. – “Öksurayrum”, demiş Temel. – “Ne zamanlar öksürüyorsun?” – “Tuvalette oturuyurken kapiyu tiklattiklari zaman”, demiş Temel…

 

İçecek İsteyen Laz

Temel otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.. ‘Ulan’ diyor, “Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba?” Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor. “Baa bi kola. yok böyle anlarlar”.. “Pana bir kola, yok” diyor “böyle de anlarlar”. “Bana bir kola.. tamam” diyor “böyle iyi.. anlamazlar”. Ve aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor: – “Barmen bana bir kola”. Barmen Temel’i biraz süzdükten sonra soruyor: – “Birader sen laz mısın?” Temel: “uuuy nasil anladın” diyor: – “Burası resepsiyon bar karşıda..”

3 Kişi

Temel Amerika’da trafik polisidir. Bisikletle yol trafiğini ihlal eden bir papazı durdurur: – “Dur, ceza yazacağım.” – “Ceza mı? Yazamazsın.” – “Haçan nedenmiş o?” Papaz gülerek cevap vermiş: – “Benim sağ kolumda İsa, sol kolumda Meryem var.” Temel hemen atılarak: – “Uy da, yazacuğum. Bisiklete üç kişi bineysun!..”

Trabzon'a Gider

Temel uçakla Trabzon’a gidecekmiş. Oturmuş bir yere rastgele. Asıl yer sahibi gelmiş: – “Beyfendi burası benim yerim kalkar mısınız?” – “Hayır.” – “Beyfendi burası benim yerim kalkın.” – “Hayır.” Yer sahibi gider hostese başvurur. – “Beyfendi burası sizin yeriniz değil, kalkar mısınız lütfen?” – “Kalkmam.” Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan, Temel’in kulağına bir şey fısıldar ve Temel kalkar, arka tarafa oturur. Herkes hayret etmiş durumdadır, “biz bu kadar uğraştık kalkmadı acaba kaptan nasıl kaldırdı bunu” diye. Dayanamıyorlar, Kaptan’a soruyorlar: – “Dedim ki burası Trabzon’a gitmez..”

Temel Makinist Olursa

Temel bir gün tren kullanırken treni devirmiş, 400 kişi ölmüş.
Amiri sormuş “Oğlum nasıl oldu ?”, demiş.

Temel “Tren rayına bir adam çıktı, onun yüzünden oldu.”,demiş.

Amiri “Oğlum ezseydin o adamı da 400 kişi ölmeseydi ,”demiş.

Temel de “Ben de öyle düşündüm , adam raydan çıkınca onu ezmeye

çalisurken tren devruldi “, demis.

 

Sevindirme Yöntemi

Öğretmeni Temelcik’e sormuş:

-“Hergün iyilik yapıp birini sevindiriyor musun?”

-“Tün teyzeme cittum, çok memnun oldi, pu cün ceri celdim taha çok memnun oldi.”

Son Arzu

İdama mahkum olan Temel’e son arzusunu sormuşlar;

– “Penu oğlumin yanuna gömun!” demiş.

-“Ama oğlun yaşıyor!”

– “Olsun. Pen beklerum.”

 

İngilizle Türkçe Anlaşmak

Temel Gemici olmuş, ilk kez yurt dışına gitmişti. Gemi Liverpool Limanı’na yanaşırken, Temel iskeledeki İngiliz’e bağırdı:
-Tut şu halatı! İngiliz anlamadı bir şey..
Temel yine bağırdı:
-Tut şu halatı! İngiliz’de gene hareket yok..
Temel ortaokuldaki ingilizcesi ile bağırdı:
-Do you speak English?
-Yes.. Yes.. dedi İngiliz.
Temel öfkeyle bağırdı:
-O zaman tut şu halatı..!

Aklıma Girsin Diye

Temel, yarın ki sınav için kopya hazırlıyordu. Babası sordu:

“Bu nasil yazi ula böyle, karinca cibi?”

Ne yapsın Temel, kopya hazırlıyorum diyemez ki. Önce heyecanlandı korktu. Sonra:

“Büyük yazarsam aklimda girmeyi, küçük yazayrum ki, aklıma cirsun da”

Kaç Saniye Var?

Temel matematik dersindedir ama kafası hiç almaz canı çok sıkılır. Gözü hep saattedir. Hoca sorar:
– Kaç dakika kaldı çocuklar ?
– Saniyeler kaldi Hocam.
– Dur bakayım, evladım daha 8 dakika var.
– Yok 480 saniye vardur hocam.

Kanaatkar Temel

Temel deniz kenarında balık tutuyormuş diğer insanlarla. Oltasını atmış, beklemiş ve kocaman bir balık çekmiş… Balığı almış eline, nazikçe çıkarmış iğneyi balığın ağzından, şöyle bir balığa iyice bakmış ve denize atmış.

Ondan başka kimse balık yakalayamıyormuş. Temel tekrar oltasını atmış daha kocaman bir balık, tekrar balığın ağzından iğneyi nazikçe çıkarmış ve balığa şöyle bir etraflıca bakmış ve tekrar denize atmış.

Her seferinde daha kocaman balıklar yakalamış yine etraflıca baktıktan sonra balıkları denize.
Yanında balık tutanlar artık dayanamamışlar ve Temel’in yanına gelmişler:

– Amcacığım ne yapıyorsun sen, demişler.
Biz saatlerdir buradayız tek bir balık bile yakalayamadık. Sen ise kocaman kocaman balıkları denize atıyorsun.

Temel, dönmüş kalabalığa ve şöyle demiş;
– Çünkü benim tavam küçük.

Beş Para

Temel babasına sorar.
– Babacuğum gözünde benim değerum nedu?
Babası cevaplar:
– Dünyalar kadar uşağum.
Temel çok sevinir ve tekrar sorar:
– Peçi Dünya’nun değeru nedu?
Baba cevap verir:
– Beş para etmez.


İndi Sandım

Temel uçakla İstanbul’a gitmektedir. Uçak havalanır. Bir ara cam kenarındaki yolcu kalkar tuvalete gider, Temel de adamın yerine oturur. Bir müddet sonra koltuğun sahibi gelir ve:

-“Kardeşim burası benim yerim lütfen kalkar mısınız? der.

Temel gayet sakin bir şekilde:

– “Valla uşağum ben seni demin indi sandum” der.

Kara Lahana

Temel hışımla girmiş içeri.
“Haçan bana Kara Lahana ver !”
Adam şaşırmış:
“Sen laz mısın ?”
Temel kızmış:
“Sen şimdi kurbağa bacağı istesem sen Fransız mısın diye mi soracaksın ?”
“Ya da pizza istesem İtalyan mıyım diye soracak mısın?”
Adam sakin:
“Yooooo…”
Temel demin dediklerini zekice bulmuş, devam etmiş:
“Sosisli istesem Alman mısın diyeceksin?”
“Taco istesem Meksikalı mısın diye soracak mısın ?” Adam gülmüş:
“Hayır!”
Temel devam etmiş:
“Danimarka salamı istesem Danimarkalı mı diyeceksin?”
“Suşi var mı diye sorsam Japon musun diye soracak mısın?”
Adam artık sıkılmış:
“Yok yahu niye sorayım ki?”
Temel bağırmış:
“Peki aptal herif, niye kara lahana istediğim için Laz mısın diye soruyorsun o zaman?”
Adam sakince yanıtlamış:
“Beyefendi, burası Teknoloji mağazası!”

Temel Nobum Avında

Temel hayranı olduğu silahınıda yanına alarak Afrikaya gider. Başlar avlanmaya. Gün sonunda bir kahveye girer, bakar ki herkes; 'Bugün 2 aslan vurdum' 'Bugün 4 fil vurdum' Der, bizim temelde başlar atlamaya, 'Ben bir adet nobum vurdum' der. Adamlar 'Belli ki sorunu var' deyip duymazdan gelirler. Ertesi gün yine gün sonunda herkes marifetlerini söylerken, Temel 'Bu seferde 2 Nobum vurdum' der. Adamlar bir şey demezler bu seferde. Ve yine ertesi gün sonunda yine herkes başlar marifetlerini anlamaya, en sonunda temele sorarlar, Temel 'Bu Seferde tam 4 Nobum vurdum' der. Adamlar dayanamayıp, 'Yahu Temel nedir bu Nobum dediğin şey ?' Temel; 'Çalıların arasına silahımı uzatıyorum, 'Noooo bummmmm' 'Noo bummmmmmmm' Sesleri geliyor, ateşi bi atıyorum kara kara şeyler kaçışıyorlar' der. 

Balıklar Neden Konuşmuyo

Temel babasına sorar; -Baba balıklar niye konusmayi, -ula uşağim sok kafani suya anlarsin 

Motorsiklet

Temel motorsiklet kursunu gidiyormus ve çok basarili bir ogrenciymis. Ogretmenleri tam olarak hazir oldugunu belirtmeden once Temel ve arkadaslarina son bir uyarida bulunmak istemiş: - "Bakin, eğer gece motorsiklet ile gezerken karsida bir ışık görürseniz bilin ki bu baska bir motorsiklettir, dikkat edin." Temel ehliyetini almis ama 2 ay sonra hocalari Temeli hastanede tüm kemikleri kirik bir halde görmüsler. Sormuslar: - "Temel ne oldu?" - "Karsida 2 isik gördüm bende motorsiklet sandım, aralarindan geceyim dedim sonra kendimi hastanede buldum."

Temel ve İngilizce

Temel İngiltereye gidecekmiş. Lisan öğrenmesi gerek. Dershaneye yazılmış. İlk derste “come”, yani “gel”, demeyi öğretiyorlɑrmış. Temel bu işe akıl erdirememiş. Öğretmene demiş ki, – Bu nasıl iştur, come yazaysun, kam okuysun, peçi, cel olduğunu nasıl anlɑysun?

Hangisi Açık?

Temel işhanında çay ocağı işletmektedir. Üst kattaki işyerlerinden ßiri seslenir: - Temel efendi, dört çay yap. ßiri açık olsun. Çaycı Temel cevap verir: - Aßi, hangisi açık olsun?!

Yaşlılıktan Yaşlılıktan

İhtiyar Temel doktora gider, sol ayağı ağırmaktadır. Doktor muayene eder: - “Yaşlılıktan, yaşlılıktan!” Temel doktorun teşhisini beğenmez! - “Doktor bey, haçan sağ ayağum da aynı yaştadır, o niçun ağırmayi?

Kodlama Temel

Maç haberini telefonlɑ yazdıran Temel, hatlɑrdaki arıza nedeniyle Trabzonspor sözcüğünü kodluyormuş: - Trabzonun Tdi, Trabzonun, Rsi, Trabzonun Ası, Trabzonun Bsi. - Temel, sen ne diyorsun? Ne ßiçim kodlɑma bu böyle? - Trabzonda ha bu harfler yok midur?

Yaş Günü

 Temelin çocuğu 18 yaşına basar. Temel oğluna güzel ßir hediye alır. Oğlu: - Baba, sen 18 yaşına basmış olsaydın nasul ßir hediye isterdun? Temel: - 18 yaşıma tekrar döneßilseydim başka ßir şey istemezdim.

 

Memleket Havası

Temel ßir gün İstanbulda gezerken 61 plɑkalı ßir araba görür. Ve arabanın lɑstiğini bıcaklɑ patlɑdır. Sonra da karşısına geçio oturur. Yoldan geçen ßiri: - Kardeşim lɑstiği niye patlɑttın? Diye sorunca, Temel: - Dur ulɑ, memleket havasi aliyrum.

Kim Deyi

 Trafik polisi Temeli durdurur: - Efendi, on dakika evvel kırmızı ışıkta geçtiniz - Kim deyi? - Beş kilometre ötede başkomiserimiz var, telsizle ßildirdi Temel sinirlenerek, “Ulɑ amma boşboğaz başkomiserin varmış ha! Ağzında paklɑ islɑnmayi.

Heyvan Dedum

Temel arkadaşına hakaret ettiği için yargılɑnıyomuş, mahkemede kendisini savunmuş: - Yok hakim bey, ben kendusuna sadece hayvan dedim - İyi ya, hayvan demek hakaret değil mi? - Ne demek hakim bey. Yanlış anlɑşılıyi. İnsan kurnaz ßir dilkidur. Kurnazlıkta ileri gidersa kurttur, pek cesur ve heybetli olursa aslɑn, uysal olursa kuzi, korkak olursa tavşan, inatçi olursa eşek, güzel sesli olursa bülbül. velhasılı kelɑm, hakim bey, insan hiçßir zaman heyvanluktan kutulɑmaz.  

 

Başka Kimse Yok mu?
Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:
-Çimse yok miiii!
Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:
-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma!
Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır:
-Başka çimse yok miiii!

 

Ben Ne yapıyorum?
Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün arabayla gezmeye çıkarlar... Tabii otobandan giderken alışmışlar burda suratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
- Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize yetişecek.
Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır. Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların arasına paldur küldür giderken Dursun atılır: 
- Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya başladuk.
Temel heyecanla:
- Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çikti...
Dursun:
- Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun...
Temel:
- Ula ben neye uğraşıyorum zannedeysun...

 

Kiminle Evli?
Mahkemede hakim, Temel'e sormuş:
- Kiminle evlisin?
- Bizum kariylan!
Hakim sinirlenmiş:
- E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
- Duydum tabi, nasil duymadum!.. 
- Kimmiş?
- Bizum kari.

Nesi Var?
Temel, eczane açar. İlk müşterisi gelir:
-Bana bir sinek ilacı verir misiniz?
Temel:
-Tabii, sineğunuzun nesi var?

 

At Yarışı ve Temel

At yarışına merak saran Temel bir gün hipordroma gider. Yalnız önünde delicesine bir o yana bir bu yana koşan atlara akıl erdiremez ve dayanamayarak yanındakine sorar.

-Hah hemşerim bu atlar ne deli gibi koşup duruyor.

Adam da :

-1. olana ikramiye var da ondan, der.

Temel de cevap vererek :

-Hah 1. olana para varda ötekiler niye koşup duruyor.

 

Annem Gel Dedi

İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet’e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel’cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar, 
- Sen gitmek istemiyor musun? 
- İster idum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü

 

Az Kaldı

Kırk laz harabe bir damda eğleniyorlarmıs. Dam zaten harabe. 
Kırk lazın ağırlığına dayanamayıp çökmüş. 39 laz ölmüş. Sağ kalan Temel’de tozların arasından kalkmış. Kısa bir silkelenmeden sonra şunları söylemiş. 
“Az kaldi bi sakatluk çıkacaktu.”

Ayna ve Temel

Temel hayatı boyunca hiç ayna görmemişken bir gün yolda yürürken bir ışık görür 
ve dikkatini çeker tabi bunun ayna oldugunu bilmeyen Temel 
Eline aldıgın da ise kendini görür ve aynen şunu der:

-Afedersinuz içunde sizin olduğunuzi pilemedum.

 

 

Dolmuş

Temel dolmuş şoförüdür. Yolcu Temel’in dolmuşuna yaklaşır ve sorar: 
-Yer var mı? 
+En arkada bir kişilik yer var. 
-Ben arkada gidemem. 
+Niye arkasi başka bi yere mi gidey?

 

Ajan Temel

Yetiştirmek ve geliştirmek üzere FBI eleman almaya karar verir. Gazeteye ve dergilere ilan verildikden bir kaç gün sonra 3 başvuru olur. ilk adam odaya alınarak eşini seviyor musun? diye sorulur. Adam evet efendim der. Peki, şehrini seviyor musun? Deyince adam yine evet diye cevap verir. FBI görevlisi “peki o zaman, sana bir sürprizimiz var, Eşini buraya getirdik yan odada su anda kendisi. Al su silahı eşini oldur bakalım deyince silahı alarak diğer odaya girer. Bir kac saniye sonra geri döner, Yapamayacağını söyleyerek oradan ayrılır. Sıra ikinci adama gelir ona da aynı şeyleri söylerler o da yapamayacağını söyler ve oradan çıkar gider. Son olarak sıra Temele gelir. Ona da aynı şeyler söylenir ve Temel içeri girer. Bir-iki saniye sonra bam bam bam bam bam diye silah sesleri ve hem arkasından buyuk bir şangırtı ilecam kırılması sesi duyulur. Temel geri döner biraz terlemiştir. FBI görevlisi sorar: - Noldu? 
- Bana verdiğiniz tabanca kuru sıkı cıktı. O yüzden Fadime yi pencereden aşağı atmak zorunda kaldım

Temel Barda

Temel bara girer ve barmen’e: 
- ekmek var mı 
- yok 
- ekmek var mı 
- yok 
……- ekmek var mı 
- yok 
- ekmek var mı 
- yok dedik ya 
- ekmek var mı 
- eğer bir daha sorarsan seni duvara çivilerim 
- çivi var mı 
- yok 
- ekmek var mı?

Utanç Verici Olay

Hakim, suçlu Temel’e sorar: 
- Yaptığın işin utanç verici olduğunu bilmiyor musun sen? Bu işi yaparken hiç utandın mı? 
Temel boynu bükük sessiz bir şekilde: 
- Utanmaz olur muyum hakim bey, çok utanduğum içun maske bile takmişidum.


Yorumlar - Yorum Yaz